Beni tanıyanlar bilir. Sürekli bir oradan bir buraya savrulur giderim. Türkiye’de doğu batı demeden bir çok şehir gezdim. Gezerken de yüreğimden dökülen bazı satırlarda olmadı değil. Bu satırlar hep saklı kaldı bugüne dek kalın bir klasörün içinde. Artık bunların gün yüzüne çıkma zamanın geldiğini düşünüyorum. Öncelikle 2001 yılının ağustos akşamında yazdığım bir şiiri paylaşmak istiyorum.
DOĞANIN SESİ
Güneş gökyüzünden gülümsüyor
Ağacın gölgesinde bir serinlik yatıyor
Bense ağacın gölgesinde çimlerin kucağındayım
Rüyalardan rüyalara dalıyorum.
Çekirgeler sıçrıyor dört bir yandan
Bülbüller koklaşıyor, tavşanlar oynaşıyor
Güneş güzelliklere güzellik katıyor
Rüzgar tüm benliği ile neşe dağıtıyor
Kırlangıç ne güzel de su içiyor kana kana
Ceylanlar sekiyor yeşillikler içinde
Ayı homurdanarak dolaşıyor etrafta
İnsan görünce şaşa kalıyor
Gece oldu mu Ay Dede gülümser gökyüzünden
Ağustos böcekleri sahneyi alır
Yıldızlar eşlik eder manzara karşısında
Rüzgar daha deli deli esmeye başlar
Mehtap güneşin inadına daha güzel görünür
Işığını sevenlerin üzerin yansıtır
Gece yarasalar sarar dört bir yanı
Çığlıklarını duymazsınız bile
Günler geceleri, geceler günleri kovalar
Bir manzaradan diğer bir manzaraya
Bir melodiden diğer bir melodiye
İnsansa bütün bu güzelliklerden uzak yaşama devam eder…
28.08.2001 (Ankara) Ercan KURU